Ali b. Abbas X. yüzyılın başlarında, İran’ın Ahvaz şehrinde doğmuş değerli Müslüman tabiplerden biridir. İslam tebabetinde kıymetli eserlerden olan “el-Maliki”yi kaleme almıştır.

Eserin I. Bölümü’nde tıbba dair teorik bilgilerden, II. Bölümü’nde ise tebabetin temellerinden bahsedilmiştir.

Eserde insan anatomisi ve cerrahi işlemlerle ilgili 110 başlıktan oluşan makaleler yeralmaktadır. Bu eser Avrupa devletlerinin tamamında XVI. yüzyıla kadar tıp ders kitabı olarak yararlanılmıştır. 1903 yılında ise Fransızca yeninden yayınlanmıştır.

Alimin söyledikleri:
-Tabip işinin sorumluluğunu anladıktan sonra tabiplik yapmalıdır.
-İnsan kalp ve beden temizliğine dikkat etmeli, hayatını daim Allah rızasına uygun yaşamalıdır.
-Tabip hastaların özel hayatı ve hastalıklarına dair bilgileri kimseyle paylaşmamalıdır.

Ali b. Abbas ilk defa mide, bağırsak ve rahim tümörünü tasnif etmiş (iyi veya kötü huylu olması) ve bu tümörlerin ilk defa cerrahi ameliyatla alınma işlemini gerçekleştirmiştir.

Ameliyat sırasında yardımcıları da bulunmuş ve onlar narkoz yerine haşhaş ve afyon gibi vasıtalardan uyuşturucu olarak yararlanmışlardır.

Tabip, ameliyat sırasında şöyle demiştir: “Yara sağlıklı dokulardan ayrılmalı, kesilip alınmalıdır. Bu zaman hastanın kan kaybetmemesi için damarlarının ucu yakılmalıdır.”

Ameliyat sırasında ilk defa olarak kılcal, toplardamar ve atardamarları tasnif etmiş, atardamarları ilmekle bağlama işlemini uygulamıştır.

İlk defa olarak göz ve bademcik ameliyatlarını gerçekleştirmiştir. Göz ameliyatı için uyguladığı yöntem, XVIII. yüzyıla kadar Avrupa’da kullanılmıştır. “Çocuk rahim dışına kendiliğinden çıkmaz, rahim hareketleriyle (kasılıp gevşemesiyle) dışarıya itilir” deyerek, Hipokrat’ın, “doğum sırasında çocuk kendiliğinden çıkar” tezini çürütmüştür.

Ali b. Abbas, “Kitabu Kamilu’s-Sina” eserinde sağlıklı beslenme ve beslenerek hastalıklardan kurtulmanın yollarını da açıklamıştır. Söz konusu eserinde aç kalmanın faydalarıyla ilgili önemli bilgiler vermiştir.

Ali b. Abbas, Yunan tıbbının geliştiği söylenen bir dönemde, arteriyel ve kılcal damarlarla ilgili geniş bilgiler vermiştir. Bu konuda Prof. Fillip şunları kaydetmektedir: “Bu tasnifat kendisinden sonrakiler için bir yol olmuştur.”

Son olarak bu makaleyi okuyan dostum, acaba şunları biliyor muydu? Ben bile bilmiyordum.

Tüm bunlar dün değil, tam 11 asır bundan önce, Kutsal Kitabımız Kuran’a ve dinimiz İslam’a sahip olduğumuz zaman yaşanmıştır.

(150 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.