Değerli dostlar! Artık dört kişiden biri karaciğer yağlanmasıyla karşı karşıya kaldığından, bu konuda yazmaya karar verdim. İlk olarak “karaciğerimiz neden yağlanmakadır?” sorusundan başlayalım.

Aslında karaciğerde yağ dokusu bulunmamaktadır. Önce karaciğer çevresi yağlanmaya başlar, karın yağları ortaya çıkar, daha sonra yavaş yavaş karaciğer sıkılır ve alametler başlar. Önce yemekten sonra şişkinlik başlar, sonra mide bulantısı, bazı durumlarda kusma, daha sonra sağ karaciğer altı bölgede ağrılar ve karaciğer sertleşmesi görülür.

İnsanoğlunun yediklerine ve kullandığı enerjisine dikkat etmesinde fayda vardır. Eğer bir oturumda 5 kişinin yemeğini yiyorsa, bu durumda karaciğerinin yağlanıp işe yaramaz hale gelmemesi için 5 kişinin gördüğü işi de görmelidir.

Normal durumlarda insan daima hareketli olmayı ve açık havada dolaşmayı alışkanlık haline getirmelidir. Alkol ve sigara, karaciğerin en büyük düşmanlarıdır.

Aşırı miktarda kimyasal ilacın kullanılması, daha çok ateş düşürücü ve ağrıkesiciler, pasiflik hastalığının artmasına neden olur. Yanlış beslenme ve aşırı antibiyotik kullanımı, bazen sindirim sisteminde mantar oluşmasına neden olmaktadır. Bu mantarların salgıladığı toksinleri karaciğerimiz temizlemek zorunda kalmaktadır.

Karaciğer çevresinde birikmiş yağ dokuları, zaman zaman sertleşmekte ve dahilinde birleştirici doku yaranmaktadır. Daha sonra fibrozis başlamaktadır. Bu son derece tehlikelidir. Çünkü artık karaciğer yavaş yavaş işe yaramaz hale gelmekte ve siroza doğru adımlamaktadır.

Siroz önlenemeyen bir karaciğer hastalığıdır.

Aşırı yağlanma sırasında dokuların insulin hormonuna karşı hassaslığı azalmakta ve şeker hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Bu da sonunda karaciğerin tamamen işe yaramaz hale gelmesine neden olmaktadır.

Karaciğerde yağlanma varsa ne yapmalı?

  1. Sigara, alkol, yağlı yiyecekler, kimyasal ilaçlar, margarin ve rafine edilmiş gıdalar azaltılmalıdır.
  2. Her gün 2 saat açık havada hızlı bir şekilde yürünmeli, bol su içmeli, çay ve kahve azaltılmalı, acıkmadan yenmemeli, doymadan sofradan kalkmalı, bol miktarda sebze tüketmelidir.
  3. Kullanılan yağlar, zeytin yağıyla değiştirilmeli, yemekten yarım saat önce taze salatalar tüketilmelidir.

TEDAVİSİ

  1. Her gün 1 yemek kaşığı bal, 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve bir çimdik zencefil, 1 bardak kaynamamış suyla karıştırılıp günde iki defa yemekten önce içilmeli.
  2. Zencefil-100 gram.

Devedikeni tohumu-100 gram.

Zerdeçal kökü -100 gram.

Zeytin yaprağı-100 gram.

Solmaz çiçeği (Ölmez Çiçek, Altın Otu)-100 gram.

Bu bitkileri karıştırın. Bu karışımdan 2 yemek kaşığı alıp 3 bardak suda demleyip termosa koyun ve günde 3 defa yemekten önce 1 bardak için.

Ayrıca normal siyah çay yerine yeşil çayı tercıh edin. Kabak, havuç, kereviz, maydanoz suyu ve buğday çiminin yeşil kısmını 1 bardağa koyarak üzerine su ekleyin ve blenderle karıştırıp bir içecek hazırlayın. Bu içeceklerden her gün 2 bardak, sırayla yemekten önce için.

Günde 2 bardak evde doğal sütten hazırlanmış yoğurt ve ya kefir tüketin.

Hastalığın ağırlaşmasını önlemek ve şeker hastalığına yakalanmamak için, zeytin, zeytin yaprağı, elma sirkesi, güldefne, çörekotu ve alıç içeren “sağlık iksiri”nden günde 3 defa yemekten önce 1 yemek kaşığı içmek gerekir.

(834 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.