Değerli arkadaşlar, “sağlıklı yaşam tarzı nasıl kurulur?” konusundaki yazımız devam ediyor.

Şöyle ki, biz her gün normal çay kullanıyoruz. Çay kendiliğinde bitkisel ilaçtır, ama hammadde olan taze çay yaprakları toplandıkdan sonra enzimleştiriliyor. Enzimleştirilmesi çok sade bir iştir. Toplanan taze yapraklar üst üste toplanarak tepecikler haline getirilir ve burda yaranan sıcaklık sebebi ile yaprakların rengi siyah halini alır. Normal siyah çay ile yeşil çay arasında çok büyük farklılıklar vardır. Yeşil çay vitamin ve mineraller açısından siyah çaydan daha üstündür.

Sadece siyah çayın içerdiği kafein miktarı yeşil çayda bulunduğundan 10 kat daha fazladır. Bu şu anlama geliyor ki, siyah çayın insan organizmasına zararları daha çoktur.

Tavsiyemiz siyah çayı günde 1 ve ya 2 bardaktan fazla içmemeniz. Çünkü siyah çay vücudun tedavisi zor olan hastalıklara yakalanma riskini arttırır. Yediğimiz yemeklerin içerisinde bulunan vitamin ve minerallerin vücuda emilmesini engeller.

Çay içtikten sonra hiss edilen moral artımı içerdiği kafein ile ilgilidir. Kafein insanlarda alışkanlık yapan bir madde olduğundan dolayı çay ve kahve gibi içeceklerden vazgeçilme olasılığını zorlaştırıyor.

Benim düşünceme göre insanlar sadece hastalandğı zaman deyil, her zaman sağlığına dikkat etmek zorundadır. Mesela, gün boyu kullandığınız siyah çay yerine aşağıda belirtilen çay karışımlarını kullanmanızı ve bu karışımları her bir diğeri ile değişmenizi tavsiye ederiz.

1. 2 parmak falanksı qədər zencefil, 15 adet hil, 2 adet karanfil, 3 bardak su, 1 çay kaşığı bal – bu karışımı hər gün normal çay yerine kullana bilirsiniz. Bu çay kan dolaşımını hızlandırır, tüm organların işini kolaylaştırır.

2. 1 çay kaşığı mekkegülü, 1 çay kaşığı çöke çiçeği, 1 çay kaşığı keklikotu, 3 bardak su – bu çayı da 3 bardaklık termosta demleyip normal çay yerine içebilirsiniz. Ayrıca bu çayı kan durultucu ve uyku ağırlaşdırıcı olarak yemekten sonra içilmesi daha iyi olur.

3. 1 çay kaşığı nane kurusu, 1 çay kaşığı binbirdelik otu, 1 çay kaşığı papatya, 1 çay kaşığı lavanta – bu çayı sakinleştirici olarak kullana bilirsiniz.

4. 1 çay kaşığı aslankuyruğu otu, 1 çay kaşığı acı meyan, 1 çay kaşığı alıç, 1 çay kaşığı sinirli ot, 1 çay kaşığı melisa, 3 bardak su – termosta demleyip kalp atışı tempinin artırılması, kalp çarpıntısı ve nefes darlığı zamanı sakinleştirici bir çay olarak içebilirsiniz.

5. 1 çay kaşığı ökse otu, 1 çay kaşığı melisa, 1 çay kaşığı ıhlamur, 1 çay kaşığı aslankuyruğu otu, 3 bardak su – bu karışım damarların içini temizler.

6. Zeytin yaprağı, mekkegülü, ökse otu ve melisa her birinden 1 çay kaşığı olmakla 3 bardak su ile termosta demleyip yüksek tansiyon zamanı içmenizde yarar sağlar.

7. 1 çay kaşığı deve dikeni, altın otu, 1 çay kaşığı ud-i hindi, 1 çay kaşığı karahindiba, 3 bardak su – bu karışım karaciğer, öd ve öd kanalları, pankreas hastalıkları zamanı daha çok içilmesi önerilir.

8. 2 çay kaşığı aslankuyruğu otu, 1 çay kaşığı zencefil, 1 çay kaşığı keklikotu, yarım çay kaşığı mekkegülü, 3 bardak su – nezle olunca terletici olarak kızılcık reçeli ile içilir. Bu çaydan nezleye yakalanınca her gün 10 bardak içilie bilir.

9. Meyan kökü, andızotu, keklikotu, devetabanı yaprağı ve sinirli ot, her birinden 1 çay kaşığı ve 4 bardak su ile demleyip balgam söktürücü olarak içebilirsiniz.

10. Yabangülü (kuşburnu), alıç, meyan, ısırgan otu, ginseng, her birinden 1 çay kaşığı ve 4 bardak su – bu karışım vitaminler ile zengin bir karışımdır.

Yukarıda yazdığımız bu karışımları hastalıklara yakalanmış olmasanız bile değişik şekillerde içe bilirsiniz. Her ne kadar ki biz genel olarak dünyaya entegre etsek de, diğer yandan kendine özgü taraftarımız da var. Mesela, Azerbaycanda nerdeyse her 2-3 çocuktan birine beyin tansiyonu teşhisi konuluyor.

Almanyada yaşayan bir arkadaşım var, ona sorduğumda ki sizde de durum böyle midir diye, güldü ve şöyle söyledi:”Eğer Almanyada bir çocukta beyin tansiyonu teşhis edilirse, hastanede tutulur, çünkü bu çok ağır bir hastalıktır.”

Şöyle ki çocuklarda beyin tansiyonu teşhis edilirse bu hem annelere yarar sağlar.

-Neden?

Çünkü doktorun her zaman işi olmuş oluyor, anneye de şu bakımdan yarar sağlar ki, çocuk kullandığı ilaçların yarattığı sarhoşluk sebebi ile erkenden uyur ve ağlamaz. Bakın, biz böylece bu çocukların beyinlerinin gelişimini kendi ellerimizle durdurmuş oluyoruz. Bu tür çocuklara genelde sidik söktürücü ve uyku getirici ilaçlar verilir.

Sidik söktürücülerin etkisinden zavallı çocukların vücutlarındaki kaliumun dışarı atılmasını sağlar, bu sebepten yeni doğmuş çocukların ana rahminde aldığı mineralleri bedenden atılması sağlarız bunun sonucu olarak bu çocukları tüm kas hastalıkları ile baş başa bırakırız.

Bu yüzden bu tür çocuklarda kramp, felç hastalığı, omurga eğriliklerine daha çok rastlanır.

(163 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.