Değerli arkadaşlar, sağlıklı yaşam tarzı konusundaki yazımız devam ediyor. Şöyle ki, yaşadığımız ülkede tırnakarası bir hastalık mevcut. Bu hastalık dünyada çok nadiren rastlanan hastalıklardandır. Bu – Timus hastalığıdır.

Timus hastalığı ne demektir?

Durum şöyle ki, bebek doğduktan bir müddet sonra nefes alıp verirken hırıltılı ses çıkarıyorsa, bu şu anlama geliyor, bebekte olan timüs bezi hala büyük olarak kalmaktadır, yani normalde böyle olmaz. Bu tür çocuklara “gliseram” hapları verilir. Normalde gliseram meyan ekstraktından elde edilir. Buna bir tür doğal ilaç denebilir. Tabi bu işin olumsuz yönü de var. Şöyle ki, içerdiği çok miktardaki sponinler nedeniyle uzun süre kullanılamaz. Çünkü sponinler hormonal ilaçlara benzer etki etdiğinden, kullanan insanlarda hormanal bozulmalar daha çabuk ortaya çıkar.

Değerli okuyucu, bu yazımızda bitkilerle tedavinin size ne yarar kazandırdığı ile ilgili geniş bilgiler alacaksınız. Şöyle ki, her bir bitki içeriği isminden, formasından asılı olmayarak 21 kimyasal elementten oluşur. Bu elementler 2 grupa ayrılır:
1. Organik maddeler
2. İnorganik maddeler

Demek ki, vücudumuza lazım olan bütün mineral maddeler bitkilerin işeriğinde mevcuttur. Bu mineraller protein sentezinde rol oynar. Bu mineraller kaslarda, kemiklerde, beyindeki tüm dokularda, hatta tırnaklarda, saçta, deride hemen hemen vücudumuzdaki tüm metabolizmada rol oynar. Demek ki, biz ilaç bitkisinden hastalandığımız zaman kullanıyorsak, iyileştikten sonra bütün bu mineraller bize ek olarak değer kazandırır.

Bugün bilim gelişmektedir. Bu da bitkilerin işerdiği çeşitli mineralleri ve maddeleri ayrılmasına ve muhtelif hastalıkların tedavisi için kullanılmasına olanak sağlar. Mesela, eğer biz havuçun içerdiği A vitaminini uzun süre bir hastaya versek, o hastada beyin kanserine yakalanma olasılığı artar, ama aynı hasta her gün istediği kadar havuç yese bile beyin kanserine yakalanmaz, tam tersi beyin kanserine yakalanma riskini azaltmış olur.

Peki bu neden böyle olur?

Demek ki, Allah neyi nasıl yaratmışsa o şekilde kullanılması daha doğru olandır. Çünkü havuçun içerdiği A vitamini bir zincirin içindeki halka gibidir, bizim organizmamız bu zinciri bir bütün olarak benimser. Bu zaman sadece A vitaminini değil, havuçtaki tüm mineralleri organizmamız gerektiği kadar benimser. Ama zincirden kopmuş herhangi bir minerali organizma istese de, istemese de mutlaka emecektir ve bu da beraberinde fesatlara yol açar.

Değerli okuyucu, şunu demek isterim ki, bu gün ülkemize dünyanın çoğu ülkesinden ilaçlar ve gıda katkı maddeleri ithal edilmektedir. Bitkilerin içerdiği mineraller ve vitaminler doğal ilaç olarak insanlara sunulur. Böyle ürünleri almaktan vaz geçin, aynı vitamin veya mineral hangi meyve veya ilaç bitkisinde çok varsa onu kullanın. Sanayileşme sizi kandırmasın, sağlığınızın değerini bilin.

Daha sade bir örnek, günümüzde çok modern meyve suyu sıkacağı satılır ve her kes de kullanır. Mesela, nar meyvesi kanı durulaştırır, meyvesinin suyu ise tam tersi, veya elma suyu sıkıldığı zaman içerisindeki selüloz ve pektinler atık gibi ihrac edilir.

(131 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.