Bağışıklık kelmesinin ne anlama geldiğini soracak olursak alacağımız ilk cevap, “hastalığa karşı direnç” şeklinde olacaktır. Evet doğrudur. Peki organizmamızın az hastalanması ve hastalıkları rahatça atlatabilmesi için ne yapmalı? Bazıları bunun çaresini fazla yemekte, bazıları ise fazla uyumakta vs. görürler.

Allah hepimize belirli bir ömür vermiştir ve biz bu ömrü sağlam da hasta da yaşayabiliriz. Daima sağlıklı olmaya çalışmalıyız. Bağışıklık sisteminin temeli anne rahminde atılır. Hamile kadınlar bol meyve ve sebze tüketmeli, kaynamamış su içmeli, açık havada gezmeli ve sinirlenmemeye özen göstermelidir.

Doğumun, doğal yolla olması için çalışılmalıdır. Çünkü doğal yolla doğum, çocuğun bağışıklık sistemi açısından faydalıdır. Anneler azami derecede çocuklarını emzirmeye çalışmalıdırlar. Şu an veya gelecekte ne kadar, “şu yemek anne sütünden iyidir”, deseler de inanmayın, hepsi yalandır. Çünkü anne sütünde özel antiteller bulunmaktadır ve bu antiteller çocuklardaki antitellerle birleşerek bağışıklık sistemini şekillendirmektedir.

Peki sağlıklı olmak için ne yapmalıyız? İlk olarak bağışıklığı zayıflatan yiyecekleri bilmemiz gerekir. Beyaz ekmek, tatlılar, çipsler, gazlı içecekler, konserve ürünleri, pişirirken yanmış yiyecekler bağışıklığı zayıflatan yiyeceklerdendir. Kısaca mümkün mertebe doğal yiyecekleri tercih etmeliyiz. Zira sanayi yöntemiyle yapılmış yiyeceklerdeki katkılar, bağışıklık sistemini olumsuz yönden etkilemektedir.

Hergün açık havada 2 saat kadar gezmek iyi gelir. Yemekten önce meyve, salata ve sebze tüketilse iyi olur. Etli yiyecekleri çokça tüketmeyi alışkanlık haline getirmeyin. Midenizi yemekle tam doldurmayın, acmamış yemeyin ve doymadan sofradan kalkın. Yemek sırasında bolca sebze, soğan ve sarımsaktan yararlanın. Meyveyi ya yemekten yarım saat önce, ya da 2 saat sonra yiyin.

Bağışıklık sisteminin en büyük düşmanlarından biri de sinirlenmektir. Sinirlenmemeye çalışın. Yemekten sonra ya 1 bardak yoğurt, ya da kefir içmeyi alışkanlık haline getirin. Bu bağırsak mikroflorası için gereklidir. Yazın 2 litre, kışın ise 0.5-1 litre kaynamamış su için. Günde 1 bardak bal şerbeti için. Bu şerbete elma sirkesi karıştırsanız daha iyi olur. Günde 1 yemek kaşığı çörekotu yağı içilirse bağışıklık sisteminin güçlendirir. Çobanyastığı, ıhlamur, sarı kantaron (kılıç otu, koyunkıran ), sinirli ot (bağayaprağı), meyan kökü, andız, udi-hindi, güldefne, mekkegülü, safran, zencefil, tarçın, devetabanı, biberiye, adaçayı, solmazçiçeği, ballinane, kekotu, kuşburnu, katırkuyruğu gibi bitkiler sırasıyla her gün birini çay gibi demleyip için veya günde 3 bardak immunitea çayı için.

Mevsimsel meyvelerden bolca tüketin ve enfeksiyon hastalıklarının yayıldığı yerlere gitmeyin. İnsanın sağlıklı olması için organlarını besleyen kanın mutlaka temiz ve saf olması gerekir. Bunun için yılda 2 kez hacamat yaptırın ve 2 defa sülük yapıştırın (her defasında 40 adet sülük).

Bağışıklık sisteminin yüksek olması için büyükler yılda iki kez birer kg., çocuklar ise yarımşar kg. aşağıdaki macundan yesinler. Dozu şöyledir:

Büyükler günde 3 kez yemekten önce 1 çay kaşığı, çocuklar ise yarım çay kaşığı yesinler.

Zencefil-50 gram.

Ginseng kökü-50 gram.

Çiçek tozu-50 gram.

Ud-i hindi-50 gram.

Ekinezya kökü-50 gram.

Meyan kökü-50 gram.

Bal-0.5 kg.

Keçibuynuzu pekmezi-0.5 kg.

Macunu Fito Club’a yaptırabilirsiniz.

(399 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.