Maalesef bilim ve teknolojinin hızla geliştiği bir dönemde, bu gibi hastalıklar da gelişmekte ve artmaktadır. Çünkü insanlar tembelleşmekte, hareketsizlemekte, saatlerce bilgisayarın önünde oturmakta ve sonuçta osteokondroza yakalanmaktadırlar.

Bu hasalık başımızın belasıdır. Çünkü vücudumuzun şahı kafamızdırsa, osteokondroz kafamızın normal çalışmasını engellemektedir. Osteokondroz ne kadar ağırlaşırsa, baş dönme, beyin kan dolaşımı bozukluğu, baş ağrıları, uyuşma gibi durumlar da o kadar çoğalmaktadır. Bu durumda baş dönmesi öyle bir hadde ulaşır ki, insan basit bir yolu bile doğru gidemez, gün boyunca kendisini rahatsız hisseder.

Boyun osteokondrozu son derece ağır bir hastalıktır ve tedaviye zor cevap vermektedir. Bu hastalığın hem ilaçlarla hem de bitkilerle çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Fakat sonunda geçici bir sonuç elde edilmektedir. Bu hastalık sırasında omurlar arasındaki kıkırdak iyice dağılmakta ve omurlar bir birine dokunarak zarar görmekte, daha sonra buradan geçen sinirler de zarar görmeye başlamaktadır. Tüm sorunlar da bundan sonra başlar.

Peki ne yapmalı? Sunduğum bu yöntemin, şimdiyekadar gördüğüm tedavi yöntemleri arasında en faydalısı olduğunu söyleyebilirim.

Önce kafadan 3 bardak, boyundan 2 bardak ve omurga üzerinden sırta kadar 5 bardak hacamat yapılır. Üzerinden 10 gün geçtikten sonra haftada 10 adet, toplamda 50 adet sülük yapıştırılır.

  1. hafta boyuna 10 adet,
  2. hafta boyun sırt arasına 10 adet,
  3. hafta sırta 10 adet
  4. hafta bele 10 adet.
  5. hafta yine de boyun üzerine 10 adet sülük yapıştırılır.

Bu tedavi ile paralel olarak 2 ay süresince 2 yemek kaşığı Ökseotu ve Safora bitkisi karışımı 3 bardaklık termosta demlenip günde 3 defa yemekten önce 1 bardak içilmelidir.

Bu tedavi her 4 aydan bir tekrarlanmalıdır.

(501 dəfə baxılıb)

Suallarınızı (012) 5618501/ (012) 4927697 nömrələr vasitəsilə əlaqə saxlamaqla verə bilərsiniz.